Evlilik yıldönümü
Nikâhtan bir saat önce ikiniz de birer mektup yazın; kimse ötekininkini okumasın. İlk yıldönümünüzde ikisini birlikte açın.
Önerilen açılış: 1. yıldönümü · sonrası için 5. ve 10. yıl
daktilo tek bir şey yapar: bugün yazdığın mektubu, seçtiğin güne kadar hiç kimsenin — bizim bile — açamayacağı şekilde kâğıda basar. Aşağıdakiler, insanların o günü seçerken en çok döndüğü anlar.
Nikâhtan bir saat önce ikiniz de birer mektup yazın; kimse ötekininkini okumasın. İlk yıldönümünüzde ikisini birlikte açın.
Önerilen açılış: 1. yıldönümü · sonrası için 5. ve 10. yıl
Bu yaşında ne düşündüğünü, neyi merak ettiğini, kimi sevdiğini yaz. Gelecekteki doğum gününde okuyan yine sen olursun.
Önerilen açılış: bir sonraki doğum günü · ya da 10 yıl sonrası
Onu ilk kucağına aldığın gecenin sabaha kadar süren şaşkınlığını yaz. O mektubu okuyacak kişi henüz konuşmuyor.
Önerilen açılış: 18. doğum günü · ya da ilk okul günü
Son ders gününde herkes bir mektup yazsın, hepsi aynı güne kilitlensin. Onuncu yıl buluşmasında masaya dokuz zarf gelir.
Önerilen açılış: 10. yıl buluşması
Bu yıl neye karar verdiğini, neyi bırakmaya söz verdiğini yaz. Bir yıl sonra o kâğıdı açan kişi seni yargılayacak tek kişidir.
Önerilen açılış: tam bir yıl sonra
31 Aralık gecesi verilen sözlerin çoğu şubatta unutulur. Bu sefer sözü kâğıda bas, gelecek yılbaşına kilitle.
Önerilen açılış: bir sonraki 31 Aralık
Uğurlarken söyleyemediğin şeyi yaz. Terhis günü açılsın; o gün okumak, o gün söylemekten kolay olur.
Önerilen açılış: terhis tarihi
Bir öğrencinin bugün duymaya hazır olmadığı cümleyi, hazır olacağı güne bırak. Mezuniyet günü zarfı eline versinler.
Önerilen açılış: mezuniyet günü
Başka bir şehre, başka bir ülkeye gidiyorsan; döneceğin tarihi seç, mektubu bırak. Havaalanında söylenmeyenler orada kalır.
Önerilen açılış: dönüş tarihi
Mektup cihazında şifrelenir. Sunucumuzda ne mektubun ne de bir kopyası bulunur — çünkü hiç gönderilmez.
Seçtiğin tarihten önce açılamaz. Bu bir söz değil; anahtarın bir parçası o tarihe kadar matematiksel olarak çözülemez.
Hesap yok, kayıt yok, takip yok. Mektubunu kimin aldığını bilmiyoruz, çünkü dağıtan sensin: yazdırır, katlar, elden verirsin.
Kâğıt kaybolursa mektup da gider. Kurtarma yoktur — bir zarfın taşıdığı ağırlık da buradan gelir.